Gulette Bir Gün
Mavi Yolculukta Bir Gününüz Nasıl Geçer?
Daha önce hiç gulet tatiline çıkmadıysanız akla doğal olarak şu soru geliyor:
“Gulette normal bir gün nasıl geçiyor?”
Büyük kruvaziyerlerdeki gibi sıkı bir program mı var?
Saat başı anonslar, zorunlu aktiviteler mi oluyor?
Birkaç günden sonra sıkılır mıyız?
Gerçek, çok daha basit – ve çok daha rahat.
İşte Türkiye’de özel gulet kiraladığınızda tipik bir günün sabah–akşam akışı.
Erken Sabah – Sessiz Güverte, İlk Yüzüş
Gulette ilk uyananlar genelde:
- Mürettebat,
- Bir de grubun içindeki erken kalkanlar olur.
Güvertede çoğu zaman:
- Taze demlenmiş çay ve kahve hazır olur,
- Koy tamamen sakindir; sadece su sesi ve kuşlar duyulur.
Birçok misafir güne şöyle başlıyor:
- Kahvaltıdan önce sakin bir sabah yüzüşü,
- Ya da kıç güvertede kahveyle oturup, tepelerin üzerinde ışığın yavaş yavaş değişmesini izlemek.
Ne anons var, ne siren; tempo tamamen sizin elinizde.
Kahvaltı – Demirde, Manzaralı Sofra
Grubun büyük kısmı uyandıktan sonra, kıç güvertede kahvaltı servis edilir:
- Taze ekmek, peynir, zeytin, yumurta, domates, salatalık, reçel,
- Çay, kahve, mevsim meyveleri, bazen taze poğaça veya börek.
Her şey rahat ve ağır ağır ilerler. Kimisi önce yüzüp sonra kahvaltı eder, kimisi direkt sofraya oturur – katı bir kural yok.
Kahvaltı sırasında kaptan genelde:
- Günün genel planını kısaca anlatır (hangi koya gidilecek, kaç saat yol var, köy/şehir durağı olacak mı vb.),
- Hava durumuna, rüzgâra ve sizin isteklerinize göre ufak ayarlamalar yapar.
Sabah – Bir Sonraki Koya Seyir
Kahvaltıdan sonra mürettebat demiri alır ve tekne bir sonraki koy ya da adaya doğru yola çıkar.
Bu sırada misafirler genellikle:
- Ön güvertedeki minderlerde güneşlenir,
- Kitap okur, müzik dinler ya da sadece manzarayı seyreder,
- Kıyıları, diğer tekneleri, geçilen koyları fotoğraf–video çeker.
Rota ve güne göre bu seyir:
- Bazen 45–60 dakikalık kısa bir geçiş,
- Bazen 2–3 saatlik biraz daha uzun bir yol olabilir.
İsterseniz:
- Gölgelik alanlarda oturup sohbet eder,
- Kaptan köşkünde kaptanla rota üzerine konuşur,
- Ya da hafif sallantı eşliğinde kısa bir uykuya bile dalabilirsiniz.
Öğle – Yüzme, Öğle Yemeği ve Kısa Siesta
Öğleye doğru tekne genellikle yeni bir koya demirler.
Ritim basittir:
- Yüzme zamanı
- Misafirler denize atlar, paddle board veya kano dener,
- Çocuklar, merdiven çevresinde mürettebatın gözü üzerinde oynar,
- Şnorkelle kıyıdaki taşlık bölgelerde balıklar, kayalar keşfedilir.
- Öğle yemeği
- Aşçı, salatalar, zeytinyağlılar, makarna/pilav, balık veya et ve taze meyveden oluşan hafif ama doyurucu bir sofra kurar.
- Manzaraya karşı, rüzgâr eşliğinde yemek yiyip biraz daha “yavaşlarsınız”.
- Kısa öğle uykusu / sakin zaman
- Öğle yemeğinden sonra çoğu misafir gölgede kısa bir şekerleme yapar,
- Diğerleri kitap okur, müzik dinler, sohbet eder,
- Günün en sıcak saatleri genelde teknenin en sessiz olduğu zamanlardır.
Öğleden Sonra – Yeni Koylar, Su Oyuncakları ve Karaya Çıkışlar
Öğleden sonra plan esnektir:
- Bazen bulunduğunuz koy o kadar güzeldir ki, tüm öğleden sonrası orada geçirilir,
- Bazen de kısa bir seyirle yakındaki başka bir koya ya da küçük bir limana geçilir.
Bu saatlerde sık yapılan aktiviteler:
- Yüzme, paddle board, kano gibi su aktivitelerine devam,
- Ön güvertede güneşlenme ve kitap okuma,
- Kısa bir yürüyüş, köy ziyareti, küçük bir antik kalıntı veya sahil kafesi ziyareti,
- Bazı teknelerde su sporları (su kayağı, ringo, jet ski vb. – tekne ve bölgeye bağlı).
Grup bir koya âşık olursa, kaptan genelde “Biraz daha kalalım.” talebini sever.
Daha çok yer görmek isterseniz, rota ona göre ufak değişiklikler alır.
İkindi – Çay Saati ve Altın Saat
Güneş biraz alçaldığında, mürettebat çoğu zaman:
- İkindi çayı veya kahvesi,
- Yanında küçük atıştırmalıklar (ev yapımı kek, börek veya meyve) ikram eder.
Birçok misafirin en sevdiği anlardan biridir:
- Güneş, ışığını yumuşatır, denizin üstündeki renkler altın tonlara döner,
- Kıç güvertede herkesin üzerinde “tatlı bir yorgunluk” olur,
- Çocuklar hâlâ denizle teknedeki oyun arasında gidip gelir.
Bazı günler:
- Kısa bir yelken denemesi,
- Gece kalacağınız koya kısa bir akşamüstü geçişi de bu zamana denk gelebilir.
Akşam – Gün Batımı, Akşam Yemeği ve Yıldızlar
Akşama doğru tekneler genellikle sakin bir koyda gecelemek üzere demirde olur ya da küçük bir iskeleye bağlanır.
Akşamın akışı çoğunlukla şöyle:
- Gün batımı
- Herkes güvertede bir araya gelir,
- Elinde bir içecekle gün batımını izler, fotoğraf çeker, müzik açılır.
- Yıldızların altında akşam yemeği
- Aşçı; mezeler, salata, ana yemek (balık/et/tavuk) ve ardından meyve/tatlıdan oluşan tam bir akşam yemeği hazırlar.
- Hava uygunsa yemek her zaman güvertede, deniz sesi eşliğinde yenir.
- Yemek sonrası
- Kimisi geç saate kadar sohbet eder,
- Kimisi kart oyunu oynar,
- Birçoğu da minderlerde uzanıp şehir ışıklarından uzak yıldızlı gökyüzünü izler.
Belirli bir “yat saati” yoktur; herkes istediği zaman kamarasına çekilir.
Bazı Geceler – Liman veya Marina Konaklaması
Her gece mutlaka sakin koyda geçecek diye bir kural da yok. Bazı rotalarda:
- Bir gece limanda veya marinada kalmak isteyebilirsiniz,
- Bodrum, Marmaris, Fethiye veya bir Yunan adasında sahil yürüyüşü yapmak,
- Barlar, kafeler, dükkânlar arasında dolaşıp sonra tekneye dönmek hoş olabilir.
Böylece haftanız içinde:
- Bazı geceler tamamen sessiz ve doğayla baş başa,
- Bazı geceler ise biraz daha hareketli ve sosyal geçer.
Gün Ne Kadar “Programlı”?
İlk kez gelen misafirlerin en çok şaşırdığı noktalardan biri:
Aslında zorunlu bir program yok.
Temel ritim (kahvaltı – seyir – yüzme – öğle – dinlenme – yüzme – akşam yemeği) kendiliğinden oluşur;
ama onun içinde her grup kendi tarzını yaratır:
- Kimisi tüm haftayı çok yavaş, az koy değiştirerek geçirmek ister,
- Kimisi her gün biraz daha fazla yer görmek ister,
- Aileler, çocukların uyku saatlerine ve enerjisine göre düzen kurar,
- Çiftler bazen daha özel ve sessiz koyları tercih eder.
Kaptan ve mürettebat rehberlik eder, fikir önerir;
ama günün son hâlini, aslında siz belirlersiniz.
Gulette Bir Günün Gerçek Sırrı
Misafirler eve döndüklerinde, mavi yolculuğu anlatırken pek kimse saatleri hatırlamıyor.
Hatırladıkları:
- Sabahları cam gibi bir suda ilk yüzüşü,
- Kimsenin saate bakmadığı uzun öğle sofralarını,
- Planın “bir dahaki yüzüşe kadar beklemek” olduğu öğleden sonraları,
- Hafif müzik, sohbet ve yıldızlarla geçen geceleri.
Gulette bir gün, bir aktivite listesi değil;
denizin üzerinde, kendi temponuzla akan bir gün.
Ve çoğu misafir için o his, tatilin en değerli kısmı oluyor.
